✅ Merak Etme, Clickbait (Dolandırıcılık) Değil 😅
Ben Türkçe denemelerini 65-70 dakikada çözebilen bir öğrenciydim ve bu yüzden sınavlarım asla yetişmiyordu.
O zaman aslında “bilinçsizce” yaptığım doğru çalışmalarla bu süreyi 25-30’lara kadar indirebildim.
Bunu başardıktan sonra yaptığım hangi çalışmaların neden bu şekilde sonuç verdiğiniz analiz ettim ve bunları bir sistem haline getirdim.
Devamında da koçluk yaptığım 10’larca öğrencinin süresini yine bu sistemle 25-30 dakikalara kadar çekebildim.
“Zamanı iyi kullanırsan, zaman seni yarı yolda bırakmaz.”
― Benjamin Franklin
✅ 1- Ön Hazırlık | Dil Bilgisi
Denemelerde çıkan dil bilgisi sorularını ortaokuldan ve liseden kalma kulaktan duyma bilgilerle yapıyordum.
ÖSYM dil bilgisinden kolay sorduğu için yayınlar da denemelerde kolay soruyordu ve bu sebeple özel bir çalışma yapmamış olsam da soruları az buçuk çözebiliyordum.
8 soru yaklaşık 12-16 dakikamı alıyordu ve 5-6 net çıkartıyordum.
Sonra bir gün dil bilgisini adamakıllı halletmeye karar verdim.
Öyle “özel” bir çalışma yapmadım, konuları düzgünce dinledim ve 1 konu anlatımlı kitap 1 de soru bankasından çözdüm.
Ancak çözdüğüm soru bankası piyasanın zor kitaplarından birisiydi ve benim dil bilgisi seviyemi gerçekten üst düzeye çıkardı.
Deneme soruları kolay, benim seviyem üst düzey.
Bu sefer ben denemedeki soruları gerçekten inanılmaz hızlı bir şekilde çözebilmeye başladım.
Mesela paragraf verip “paragrafta kaç ses olayı vardır” şeklinde sorulan sorularda kelimeler resmen zorla gözüme takılıyordu.
Abartsız 8 dil bilgisi sorusunu çok rahat 3-4 dakikada çözebilir hale geldim.
Ve bu sayede bu kısımdan yaklaşık 10 dakikalık bir süre arttırmış oldum.
Ancak tabii ki bu tek başına yeterli olmadı, bu da bizi ikinci kısma götürüyor.
✅ 2- Esas Taktik | Parkinson
Cyril Northcote Parkinson İngiliz bir deniz tarihçisi.
Bu abimiz ortaya kendi soyadını verdiği şöyle bir yasa atıyor:
Parkinson Yasası > Bir iş, daima, bitirilmesi için kendisine ayrılan sürenin hepsini kapsayacak şekilde uzar.
Çok havada kaldı biliyorum, hemen bu yasa üzerine yapılmış bir araştırma ile somutlaştıracağım.
Araştırmamız bir sandık atölyesinde geçiyor.
Bu atölyede çokça işçi var bu işçilerin her biri 1 sandığı 1 saatte üretiyor.
Araştırma gereği atölyenin müdürü işçilere bir duyuru geçiyor:
“Arkadaşlar, üretim kapasitemizi azaltıyoruz. Artık 1 sandık için size verilen süre 1.5 saat.”
Birkaç hafta sonra görülüyor ki tüm işçilerin 1 sandığı yapma süresi 1.5 saate çıkıyor ve sandıkların kalitesinde hiçbir değişiklik yok.
Yani, Parkinson abimizin dediği gibi mevcut iş kendisine verilen sürenin hepsini kapsayacak şekilde uzuyor.
Peki bu neden böyle oluyor? İnsan beyninin işleyişi sebebiyle.
Arkadaşlar, bizim beynimizin umursadığı sadece tek bir şey var o da hayatta kalmak.
Çünkü tarihsel süreçte hayatta kalan atalarımızın soyları devam etti ve onların genleri bizlere aktarıldı.
Bu sebeple de beynimiz ne olursa olsun hayatta kalmaya çalışacak şekilde evrimleşti.
Bu amacı başarmak için de uyguladığı çok basit bir yöntem var, yapması gereken işleri MİNİMUM ENERJİ harcayarak yapmak.
Yani, siz beyninizi zorlamadığınızda beyniniz her zaman ondan istediğiniz işleri minimum enerji harcayacak şekilde yapıyor ve yapacak.
Araştırmadaki işçi abilerimizin beyni şöyle düşünüyor:
“Benim bu sandığı yapmak için artık 1.30 saatim var, neden 1 saatte bitirerek daha çok enerji harcayayım?”
İşte bu sebeple aynı sandığı 1 saatte bitirebilen işçilerin süresi otomatik olarak 1.5 saate yükseliyor.
“E abi tamam da bunun Türkçe süresiyle ne ilgisi var?” dediğinizi duyar gibiyim o yüzden hadi bağlayalım.
“Hız, her şeydir.”
― Napoleon Bonaparte
✅ 3- Sentez | Parkinson’dan Türkçeye
Parkinson yasasının dinamiklerini anladık.
Bu yasanın bir de güzel yanı var, tersine çalışabilmesi.
Yine atölye araştırmamıza dönüyoruz.
Müdür işçilere 1 duyuru daha geçiyor:
“Arkadaşlar, büyük sipariş geldi. Önümüzdeki 2 hafta çok sıkışığız. Bu yüzden herkesin 1 sandığı 40 dakikada üretmesi gerekiyor.”
2 hafta sonra sandık sayılarına ve sürelere bakılıyor.
Her bir işçinin 1 sandığı üretme süresi 40-45 dakika seviyelerine düşmüş, önceki sürenin (1.30 saat) yarısı.
Çünkü arkadaşlar evet beyniniz tembel, beyniniz enerjisini korumak istiyor, beyniniz sizin isteklerinizi umursamıyor.
Ancak siz onu zorlarsanız, siz onu yeni koşullara adapte olmak zorunda bırakırsanız da korkunç iyi bir şekilde ayak uyduruyor.
Ben bunu (farkında olmadan) kendi üzerimde şöyle uyguladım:
Genel TYT denemelerinde Türkçeyi 65-70 dakikada çözüyordum bu yüzden branş denemelerinde de kendime 65 dakika süre veriyordum.
Bir sabah farklı bir şey denemeye karar verdim ve kendime verdiğim süreyi 60’a indirdim yani 5 dakika kıstım.
Birinci deneme, yetişmedi…
İkinci deneme, yetişmedi…
Derken 5. 6. denemelerde ben çok rahat 60 dakikada Türkçe denemelerini çözer hale geldim.
Beynim adapte oldu, aslında Parkinson tersine çalıştı.
Sonra kendime 55 dakika verdim, 2 hafta sonunda 55’e de alıştım.
Sonra 50, sonra 45…
Yeni süreye alışmam bazen 1 hafta sürüyordu bazense 20 gün ancak sonunda bir şekilde alışıyordum.
Bu şekilde arkadaşlar süremi 25 dakikalara kadar indirebildim ve gerçek YKS’de de yaklaşık 28 dakikada Türkçeyi bitirdim.
Üniversiteye geçtikten sonra beraber çalıştığım ve süre problemi yaşayan tüm öğrencilerimde de aynı yöntemleri kullanarak Türkçe sürelerini 25-30 dakikalara kadar indirdim.
Şu anda diyebilirsin ki, Abi neden bu kadar uzattın?
Çünkü mantığını ve hikayesini anlatmasam asla uygulamayacaktın.
Şimdiyse gerçekten aklına yattığı için deneyeceksin ve birkaç ay içerisinde süre sorunun kalmayacak.






Alex Mohr
I really enjoyed this post. Very exciting article!! Lorem ipsum is dummy text used in laying out print, graphic or web designs.
Mark Alen
Grateful for your kind words! Thrilled to hear you found value in the insights. Your support means a lot. Thanks!
Hanna Ben
Inspiring education blog! Illuminating perspectives on effective teaching. Practical insights and innovative approaches make this a must-read for educators seeking impactful strategies. Bravo!
Tom Hardy
Captivating education insights! This blog offers refreshing perspectives on effective teaching methods, making it a valuable resource for educators and learners alike. Well done!